Nöroçeşitlilik Nedir?

Nöroçeşitlilik (Neurodiversity), insanların beyinlerinin ve sinir sistemlerinin doğal farklılıklarını tanıyan ve bu farklılıkların insan biyolojisinin normal bir parçası olduğunu kabul eden bir kavramdır.

Nasıl Ortaya Çıktı?

1990’larda ortaya çıkan “nöroçeşitlilik hareketi”, nörolojik farklılıkların toplum tarafından kabulünü ve kapsanmasını amaçlayan bir sosyal adalet hareketidir. Sosyal engellilik modeli temelinde, otizmin bir bozukluk değil, toplumun doğal ve değerli bir parçası olduğu vurgulanır. Hareket, otizmli bireylerin bireysel özelliklerini ve katkılarını bir zenginlik olarak görmeyi teşvik eder ve bilişsel çeşitliliğin biyolojik bir değer olarak kabul edilmesi gerektiğini savunur.

Nöroçeşitlilik kavramı başlangıçta ağırlıklı olarak otizmi ifade etmek için kullanılırken, zamanla kapsamı genişledi. Günümüzde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), disleksi, Tourette sendromu, sinestezi gibi öğrenme ve gelişim farklılıklarının yanı sıra bazı duygu durum bozukluklarını da kapsayan daha geniş bir çerçevede kullanılmaktadır.

Nöroçeşitlilik içerisinde otizm, düzeltilmesi veya iyileştirilmesi gereken bir bozukluktan ziyade toplumun doğal ve değerli bir parçası olarak vurgulanır.

Nöroçeşitlilik Popülasyonu Nasıldır?

Nöroçeşitlilik popülasyonunun;

  • %15’ini otizm,
  • %37’sini ADHD,
  • %39’unu disleksi, diskalkuli, disgrafi gibi öğrenme güçlükleri,
  • %4’ünü duygudurum (bipolar) bozuklukları, şizofreni gibi nöropsikiyatrik durumlar,
  • %3’ünü yüksek yaratıcılık, yüksek IQ,
  • %1’ini Tourette sendromu,
  • %1’ini sinestezi oluşturmaktadır.

Otizmin Diğer Nöroçeşitlilik Durumlarıyla İlişkisi Nasıldır?

  • DEHB tanısı olanların %40’ında, disleksi tanısı olanların da %50’sinde otizm görülmektedir.
  • Özellikle erken ve yoğun eğitim sayesinde tanısı kalkan otizmli bireylere yapılan takip çalışmalarında %90’ına yakınının ilerleyen yıllarda farklı bir nöroçeşitlilik tanısı aldığı görülmüştür (öğrenme güçlüğü, DEHB en yaygın).
  • Otizmli bireylerin %70’i’ne en az bir ek tanı, %40’ına iki ya da daha fazla tanı eşlik etmektedir:
    • %28 ile %83 arasında DEHB,
    • %56’sına yakınında obsesif-kompulsif bozukluk,
    • %50’sine yakınında disleksi gibi öğrenme güçlükleri,
    • %40’ında kaygı bozuklukları,
    • %47’sine yakınında major depresyon (özellikle yetişkinlikte),
    • %27’ine yakınında duygudurum (bipolar) bozuklukları,
    • %4 ile %26 arasında tik bozuklukları.
    • Otizmli bireylerin %40'ı normal ve normal üstü zeka puanına sahiptir.
    • %10’u savant sendromu denilen dahi özelliklerine sahiptir.
    • %60'ının zeka puanı normalin altındadır, bu bireylere farklı düzeylerde (hafif, orta, ağır) zihin yetersiz tanısı eşlik eder.

Referanslar